Kral öldü mü???

Herkese hayırlı olsun. Kral öldü. Pek çok odak ve kuyuda kutlamalar hızla devam ediyor. 1996 senesinden beri rakipsiz bir şekilde Türk futbolunu domine eden Fatih Terim nihayet başarısız (ligin bitmesine halen 3 hafta var ve önündeki rakiple oynanacak bir maç ve fark 6 puan) oldu.

Yıllar içinde karşısına rakip çıkartılmaya çalışılan Fatih Terim bu sene Sergen Yalçın ile rekabet etti. Ve tabii son bir kaç haftada Emre Belözoğlu ile. Daha önce Mustafa Denizli, Şenol Güneş, Ersun Yanal, Aykut Kocaman, Daum, Lucescu ve daha niceleri. Fatih Terim tüm rakiplerine açık ara üstünlük sağladı. Bu üstünlük ve tabii Terim duruşu elbette düşman kazandıracaktı kendisine. Üstelik sadece rakip camialarda değil. Kendi camiası içinde de. Belki yüzüne gülenler, arkasından iş çevirdi. Bilemeyiz. Kendisinin de hatalarından ders alan örnek bir insan figürü olduğu söylenemez zira.

Günümüze geldiğimizde herkesin dilinde sihirbaz Sergen var. Zaten rakiplerine göre çok üstün bir futbol zekasına sahip olan, 3’lük bir takımdan 10’luk bir performans almayı başarmış, yokları var etmiş, bir futbol dahisi!

Sürecin içeriği ile ilgilenen çok yok. Tabii şampiyon veya kazananı alkışlamakta adetten. Ki tekrar hatırlatalım bu yazı lig bitmeden yazılıyor. Yani ben de diğer tüm spor medyası duayenleri gibi havaya yazıyorum sözcüklerimi. Neyse ya sonra yalarız değil mi?

Lig boyunca 2 çalıştırıcı değiştiren FB ve TS. Yine lig boyunca yönetim-teknik kadro-takım üçgeninde sorunlarla uğraşmak zorunda kalan bir GS. ”Biz şampiyon olduk, şimdi nasıl olacaktı?” sorunsalı ile uğraşan bir BŞS ile mücadele eden BJK rakiplerine üstünlük sağlamıştır. Bana sorarsanız bunun adı Abdurrahman Çelebi’liktir.

Ancak sadece futbola değil. Her alana bir tiran yerleştirme ve ona kayıtsız biat etme kültürüne sahip bu coğrafya için kahraman çok önemlidir. O yüzden misal rakip takım teknik direktörünün (Fatih Terim) elini sıkmayan ama Mustafa Denizli ile yan yana maç izleyen Abdullah Avcı lord ilan edilir.

4 cümlesinden birinde öğretmen olduğunu söyleyen, Fatih Terim’i isim vermeye cesaret edemeyerek sürekli eleştiren Şenol Güneş filozof ilan edilir. Irkçılığı belgeli Emre Belözoğlu çok dil ( kaç dil ve yeterlik derecesi nedir?) bildiği için uluslararası ilişkileri yüksek futbol adamı kabul edilir.

Biz kazanmaya geliyoruz diyen rakip teknik adama ”Sen kimsin?” diyen Sergen Yalçın sıradışı insan, George Best, istisnai şahsiyet kabul edilir.

Ama dediğim gibi 25 senedir Türk futbolunu domine eden ve sadece bu sene rakibinden an itibariyle 6 puan az aldığı (çünkü puanı yüksek olsaydı kötü eleştiriye cesaret edemezler Terim’e biat etmeye devam ederlerdi) için Fatih Terim kötü model, temizlenilmesi gereken karakter, değişimin başlaması gereken nokta kabul edilir.

Genel olarak Fatih Terim ve temsil ettiği değerleri sahiplenmeyen bir sporsever ve Galatasaraylı olarak ise benim görüşüm işte tam bu noktada Terim’in arkasında durmak ve destek olmaktır.

Çünkü taraf olmak, taraftar olmak, BİR olmak bunu gerektirir.

Son üç haftaya girerken herkese sakatlık ve beladan uzak bir sezon finali diliyorum. Herkes layığını bulsun.

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın