Tabii ki Türk aklı yine devreye girdi. Neden bilmiyorum ama bir şekilde bu ülkede er sahibi olan insanlar bir anda o ana kadar olan tüm kalite, birikim, deneyimlerini bir kenara bırakıp o konumun gömleğini üstlerine giyiveriyorlar.
Tıpkı Almanya’ya göç eden ama Doğu Anadolu doğasının gereği olan evinin altındaki ağılı orada yaşamaya çalışan gurbetçiler gibi.
Bir anda sahip olan akılcılık devre dışı kalıyor. Hamaset, yaltaklanma, durumdan vazife çıkarma ve tabii ki kraldan çok kralcı olma durumları baş gösteriyor. Son örnek Kulüpler Birliği Başkanı Mehmet Sepil.
Bakmayın siz adlarının birlik olduğuna. Sadece para sayarken birlik. 18 kulüp birlikte hiç karar alamıyorlar. 18 yetişkin içeride 5 saat konuşuyor ama çıkınca ikisi aynı şeyi anlatamıyor.
Birbirlerinin arkasından kazdıkları kuyunun haddi hesabı yok. Tek kulüp için ortak hazırlanan bildiri, sonradan anlaşılır ki sadece 3 kulüp yazmış. Diğerleri görmemiş bile. Hani Hababam’da Şaban’ın ağzından yazılan aşk mektubu gibi. Şaka gibi koca koca işadamları.
İşte en son bu adamların başkanı bir açıklama yaptı. Ligler play-off’a gidebilir, tescil edilebilir veya Nisan’da başlayabilir. Hadi bir tane de ben ekliyorum. Hiç oynanmayabilir.
Öncelikle kendisini engin öngörüsünden dolayı tebrik edelim. Maç önü görüşlerinde de her maçın üç sonucu olduğunu söylüyordur mutlaka.
Gelelim önerileri teker teker çürütmeye;
Hangi bilimsel veriye dayanarak maçları Nisan’da oynatıyorsun?
Daha ülkede yapılan test sayısı resmi rakamlarla an itibariyle 20345 konan tanı 1236. Bu oran oldukça yüksek. Her gün 700 kişinin öldüğü İtalya’da dahi salgının başlangıç seviyesinde olduğu söylenirken bizim Sepil Başkan Nisan’da lig oynatıyor. GEÇTİK!!!
Ligleri bu haliyle tescil edecekmiş. Pardon? Son yılların en bıçak sırt zirve mücadelesi, kümede kalma mücadelesi yaşanıyor. Sadece büyükler değil bu sefer bir Anadolu takımı işin içinde. Sen kime anlatacaksın, ben liglerin bitmesine 8 hafta varken ligleri bitirdim, şampiyon X takım demeyi? GEÇTİK!!!
Geldik bence en orijinal fikrine. Play-off. Daha önce Türkiye’de gereksiz bir şekilde uygulanmış bir sistem olan play-off bu seferde Sepil Başkan tarafından önerildi. Hem de nihayete ermemiş bir sezonda. Yani daha oynanacak 8 hafta, daha sonuca katkı yapacak 14 takımı etkisiz kılacaksınız, yok sayacaksınız ve en tepedeki 4 takıma diyeceksiniz ki ”Haydi bakalım, sizi birbirinize vuralım, kalanı şampiyon yapalım.”
Yok öyle güzel İstanbul, GEÇTİK!!!
Belki bu süreç içinde Kulüpler Birliği bir araya gelerek sağlık çalışanları için bir fon yaratılmasına ön ayak olabilirdi. Öyle ya milyonlara TL’nin giriş çıkış yaptığı bir kurumdan bahsediyoruz.
Ama onların tercihi insan sağlığından yana değil, değirmenin her ne koşulda olursa olsun dönmeye devam etmesinden yana oldu. Bu yüzden federasyona net tavırlarını koyamadılar. Bu yüzden bizim için sporcu sağlığı ön plandadır diyemediler.
İnsana rağmen topun sekmeye devam etmesini istediler. Başaramazlar. Herkesin emir kulu olmadığı bir dünyada, hür iradeyle de yaşayan bireylerin olduğu bir dünyada insana rağmen zorla olmaz.