Ayak topunun oynandığı ligimizde işler iyice kızışmaya başladı. Kulüplerimizi idare eden yöneticiler federasyon üzerinden birbirlerine ayar vererek taraftarlarına inceden mesajlar veriyorlar.
Diyorlar ki ‘ Bu sene bizim şampiyon olamayacağımız belli. Bunun sebebi Hasan Hüseyin federasyonunun Çatladıkapıspor’a kol kanat germesidir.’ Bizim gözüpek cengaver taraftarlarımızda yiyor tabii bunu. Yemeyen de sabaha bırakıyor. Çoğunlukta 3 aylık maaşını verdiğini akıllı telefonu vasıtasıyla twitter üzerinden bedelsiz idareci trollüğü yapıyor.
Ve bu düzen yıllardır bu şekilde işliyor. Aslında herkes memnun.
- Futbolcu en memnun. Gün sonunda parasını mutlaka alıyor.
- Yönetici zaten yola çıkarken popülaritesini arttırmak için gayesi güdüyor.İş çevresi güçleniyor. Hele başkansa cumhurbaşkanına kadar tek telefonla ulaşabilecek bir erke sahip oluyor. Tanınırlık düzeyi ise kesinlikle tüm bakanların üstünde.
- Teknik direktörler her daim iş buluyor. Çok değişik ve algılaması çok kolay bir algoritma ile sirkülasyon yaşanıyor kulüpler arasında. Çalımbay-Karaman-Hamzaoğlu-Tuna-vs. sırasıyla değişiyorlar. Komik…
- Medya ve mensupları için bir kulübün başarısı demek diğerlerinin başarısızlığı demek. Başarı 1 satıyorsa başarısızlık 3 satıyor. Kaybetmek yok.
- Taraftar ise karışık bir durum. Üzüldüklerini, üzüldüğümüzü düşünürdüm. Ama sanırım öyle değil. Tüm toplum artık kirden, kaostan beslenir oldu. Kendi takımının kazanmasını değil, diğerinin kaybetmesini bekleyen seyirciler var artık. Gol sevinci karelerine bakın. Birbirine sarılan futbolcuların arkalarına bakın. Eskiden yuvarlanan insanların yerini telefonla görüntü alan seyirciler aldı. Onlarda üzülmüyor gidişattan dolayı. Çünkü tek istedikleri tatmin. Eksik olan yönlerini futbol vasıtasıyla tatmin etmek istiyorlar.
Holiganizmin ilk çıktığı yıllarda İngiltere’de işçi sınıfı mensubu gençler işsizlik, maddi imkansızlık, sınıf ayrımına dair tepkilerini statlarda ve dışarıda futbolu kullanarak verirken en azından netlerdi, dürüstlerdi ve sadece ellerini kullanıyorlardı. Şimdiki gibi ellerindeki akıllı cihazları değil.
Her dönem milyonların hayatına dokunan, ülkeleri bölen-birleştiren, iç savaşları durduran, nice şairlere ilham olan o güzel oyun nasıl bu kadar çirkin hale getirmeye hiç birimizin hakkı yok.
Futbolu elbette ömür boyu iki taş arası kale halinde tutmak mümkün değil ama insan hayal etmekten kendini alamıyor.